13/4/2008 - öylesine demiştim ya değildi belki de,
 
Yazmak istedim, öylesine birşeyler karalamak istedim, sorusuz sualsiz, başrolü olmayan bir senaryo hazırlamak istedim sonu belli olmasın, parmaklarım klavyenin tuşlarından ayrılana dek yazmak istedim işte, Bugün bahçede ki laleleri sularken birini ezdim kırdım dalını, alıp suya koysam yeniden eksem kökünden ayrılmış bir çiçek kırılmış bir dal yeniden gülermiydi, bütün cabalarım boşunaydı biliyordum uzun bir sessizliğe boğdum o anı, Lale bana ben lala ye bakakaldık öylece, sonra düşündüm uzun uzun,
öylesine demiştim ya değildi belki de, belki kırdığım bir dalın hesabını vermekdi bu, kırmış olduğum nice dallar hatırına... Lale boynunu bükmüştü oysa, iş işten geçmişti ne yapsam kar etmezdi bilirim ya yinede bir caba halinde yeniden ekdim kalan kökünün yanıbaşına, kim bilir belki derunluğun da bulur kökünü yeniden can bulur kısacık ömründe yeniden bir kez daha güler dedim...
bir çiçekdi belki ömrü az bakmaya doyulmayacak kadar güzel bir çiçek, bir çiçek neler hatırlatırdı ki insana, neler getirirdi aklına çok şey belki belki her bir çiçekeğin ayrı ayrı anlatımları vardı ya, ben Lale de kalmıştım öylece sonra suyun üzerinde renk verilen hayat verilen bir lale düştü aklıma ebru düştü ebruzen olmak... varmıydı ebru düşmüş bir akıldan ney'in geçmemesi o an kırdığım bir dal hatırına içimde saklı tuttuğum güzellikler çıkıverdi... neydi ebruzen, neydi neyzen olmak....
öylesine başladım ya, öylsine bitsin bu yazı gelip geçene selam olsun

|